5 Şubat 2009 Perşembe
14 Aralık 2008 Pazar
Kriz Ortamı ve Takım Taklavat Çalışanlar

Güllük gülistanlık devam eden "piyasa" şartlarına gökten zembille kriz parametresi dahil oldu. "Piyasa", doyumsuz aktörlerini hiç bir zaman tatmin edemeyeceğini ve fiziksel varlıklarla finansal varlıklar arasındaki uçurumları kapatamayacağının farkına vardı ve doyumsuz üyelerinden bazılarının da kellesine mal olacak operasyonu başlattı.
Fantastik dizi ve filmlerde karşımıza çıkan, ama gerçekten hayatta hiç göremediğimiz meşhur düğmelerden (kırmızı olan) birine basıldı. (bkz. Desmond, LOST) Ne düğmenin ne de kimin bastığının, çok önemli olduğunu zannetmiyorum. Asıl önemli olan basılmış düğme etkileri...
Düğme etkileri üzerine yazılacak yazıları zihnimden sanal ortama taşıyabilmek için anlamlı bir transfer altyapısı ve sağlam zaman planlaması gerekiyor. Dolayısıyla şimdilik düğme etkisininden çalışanların nasıl nasiplendiği üzerine odaklanmak istiyorum.
Kriz ve benzeri akut durumlarla firmalar da insanlar gibi şaşkınlık içerisinde, daha çok duygusal ve acımasız tepki gösteriyorlar. Kriz ortamları, kocaman kurumların, ne kadar basit, ne kadar çocukça kararlar alabildiğini gözlemleyebileceğiniz nadir ortamlardır. Yaşanan sürece hızlı cevap verme isteği, "hallettik biz de problem yok" söylemini ivedilikle cebe koyma gayreti, patron egosunu hızlıca güvenli bir limana park edebilme niyeti ile birleştiğinde geriye sadece rasyonel rakamların ve istatistiksel raporların dayanılmaz cazibesini kullanmak kalır. Betimsel istatistiklere, su yüzündeki rakamlara göre aksiyon alınır.
Aksiyon nedir?
Verimliliğin artması, maliyetlerin kısılması, vs gibi tedavi araçları akut kriz anındaki üst yönetim psikolojilerinin dayanamayacağı kadar uzun vadeler ister. Sağdan soldan gelen "x firması y bin adam çıkarmış" söylemlerinin üst yönetimlerin gıpta damarlarını azdırması sonucunda da aksiyon parametresi tanımlanır. Aksiyon = İşten Çıkarma dır. Doyumsuzluğun faturası çalışana çıkar.
Çalışanlar hiç beklemedikleri bir şekilde kadro dışında bırakılırlar. Paf takımla, genç takımla bile antremanlara çıkmalarına izin verilmez. Antreman sahasının yanında bile istenmezler. Sadece kadro dışı kalırlar, alacakları konusunda da kısmet, hayırlısı senaryoları yürütülmeye başlanır.
Çalışana çıkacak olan faturayı sadece işten çıkarmak olarak değerlendirmemek gerekir. Performansınız çok iyi olabilir, şirketin en iyi adamı olabilirsiniz, kriz esnasında en son gönderilecek adam da olabilirsiniz. Ama şirketin kriz tutumu size de aba altından sopa gösterebilir.
İstediğiniz projeleri gerçekleştirebilmek için, bütçe talebiniz için, insan kaynağı ve eğitim talepleriniz için alacağınız cevaplar çoktan bellidir. Talepler için "Auto Response" mesajlar çoktan tasarlanmıştır bile.
Size de "Please Try Again Later" söylemi ve üretkenliğinize vurulmuş pranga ile başbaşa dertleşmek kalır. Durunuşuz zedelenebilir. Saygınızı yitirebilirsiniz. Mamafi, esen Alizeler, patron gemilerinin yelkenlerine destek vermektedir. Rüzgara karşı alınacak aksiyon bireylerin kendi tercihleridir.
İşe odaklanması gereken bireyleri, işten öte düşünce fonksiyonlarını maksimize edecek derecede düşünmeye sevk etmenin sisteme orta ve uzun vadede mutlaka bir maliyeti olacaktır. Bu maliyet de nitelikli çalışanların, alet çantasında yer alan cansız takım taklavattan öte yaşayan varlıklar olduğunu kanıtlayacaktır.
zaman:
15:12
View Comments
Etiketler: Ekonomik Kriz, Kriz, Kriz Ortamı, Takım Taklavat Çalışanlar
26 Kasım 2008 Çarşamba
25 Kasım 2008 Salı
Krize rağmen endüstriyel pazarlama bütçeleri büyüyor!
GlobalSpec tarafından yapılan bir araştırmaya göre endüstriyel şirket pazarlamacıları ekonomik krize ve daralmaya rağmen geçtiğimiz yıla oranla pazarlama bütçelerinde oldukça büyük bir oranı online mecraya ayırdılar.
Araştırmaya katılanların yüzde 30'u tüm pazarlama bütçelerinin yüzde 50'sinden fazlasını online pazarlamaya ayırdılar ki bu rakam geçen yıla oranla yüzde 20'lik bir yükselişe tekabül ediyor.
Globalspec'e göre diğer sektörleri kriz şiddetli bir şekilde etkilerken, endüstriyel sektör gelirleri bundan pek de etkilenmişe benzemiyor.
Ankete katılanların büyük bir çoğunluğu (yüzde 78) 2008 gelirlerinin planladıkları gibi olduğunu belirtirken sadece katılımcıların yüzde 22'si gelirlerinin planlanın altında kaldığını açıkladı.
Araştırmaya katılan pazarlamacıların yüzde 42'si bu yıl yaşanan ekonomik sıkıntıların kendi pazarlama bütçelerini etkileyebileceğini düşünmezken yüzde 40'ı eğer ekonomi daha da kötüleşirse pazarlama bütçelerinde bir kesintiye gidebileceklerini belirtiyorlar.
Kaynak: Marketing Türkiye
zaman:
00:10
View Comments
Etiketler: Ekonomik Kriz, Kriz, Pazarlama bütçesi
17 Kasım 2008 Pazartesi
Kriz Tüketimi
Araştırma şirketi Nielsen'in 52 ülkede 26 bin 202 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, 2007 başından itibaren düşme trendine giren Global Tüketici Güven Endeksi 4 puan daha düşerek 84 puana geriledi.
Türkiye Tüketici Güven Endeksi ise 67 puandan 62'ye indi. Latin Amerika, 96.8 endeksle en iyimser bölge olmaya devam etti.
Tüketici Güven Endeksi'nin ilk sıralarında, 114 puanla Hindistan ve 112 puanla Danimarka yer aldı. En alt sırada ise Güney Kore bulunuyor.
Araştırmaya göre, Türkiye tüketicilerinin yüzde 91'i ülkenin global bir durgunluk yaşadığını düşünüyor. Türk tüketicisinin kriz ortamında en fazla tedbir aldığı harcama kalemleri giyim ve tatil/eğlence masrafları oldu.
Araştırmada, ‘İhtiyaçlarınız için yaptığınız harcamalar dışında kalan parayla ne yapıyorsunuz?' sorusuna gelen cevaplarda borç ödemek ilk sırada.
Türkiye, diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında en çok borç ödeyen ülkeler arasında. Türkler, birikim yapma konusunda da global ortalamanın altında bulunuyor.
Kaynak: Marketing Türkiye
zaman:
10:50
View Comments
Etiketler: Araştırma, Ekonomik Kriz, Kriz Tüketimi
10 Kasım 2008 Pazartesi
Kriz Pazarlaması: Borsa Bilboardu
Dünyanın yaşamakta olduğu ekonomik kriz her sektörü farklı farklı etkilerken, reklam camiasının zeki çocuklarına da malzeme oluyor. Çin'in Zhengzhou kentindeki Yinji alışveriş merkezinin önünde yer alan bilboard ta “Paranızı buraya yatırmak yerine borsaya yatırmanız daha iyi olacaktır!" yazıyor.
Erdener Abi edasıyla yazının altına kocaman bir PEKİ de benden...
zaman:
14:44
View Comments
Etiketler: Açıkhava, Açıkhava Uygulamaları, Çin, Ekonomik Kriz, Erdener Abi, Kriz Pazarlaması, Outdoor, Outdoor Trend, Reklam
30 Ekim 2008 Perşembe
28 Ekim 2008 Salı
Kriz Pazarlaması
Tüm dünyanın canını yakan ekonomik krize her disiplin kendine özgü farklı yorumlarla reaksiyon gösteriyor.
Algı yönetiminin, kavram kabı inşaasının en çok kullanıldığı disiplin olan pazarlama da ironik bir şekilde pazar aktörlerini yeniden konumlandırıyor. Daha öncesinde krize sebebiyet veren KOCAMAN şirketlerin ve KOCAMAN CEO larının ne kadar KOCAMAN olduklarını anlatan bu disiplin şimdilerde kendini krize dair sosyal sorumlu hissediyor ve bu adamların ne kadar BOŞ olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Amerika, Halloween hazırlıklarına, 'The Gorilla of Greed' diye isim takılan Lehman Brothers ın eski CEO'su Richard Fuld'un maskelerini dağıtarak başladı ve kendisini 2008'in en çok korkulan insanı ilan etti. Böylece Amerikan pazarlama dünyasının derin pazarlama zekası, zaten yüzü olmayan bir insanın yüzünü sembol hale getirip, kendisine topluma mal olmuş bir yüz hediye etti. Bizim coğrafyamızda böyle uygulamalar yapılsaydı, neredeyse herkesin maskesi olurdu herhalde....
zaman:
09:37
View Comments
Etiketler: Crisis Marketing, Ekonomik Kriz, Kriz Pazarlaması, Lehman Brothers, Pazarlama, Richard Fuld