Senaryo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Senaryo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2007 Çarşamba

Dizilerin Senarist Grevi Çilesi


CNBC-e televizyonunun ülkemizde yayına başlamasıyla birlikte yabancı dizi kültürümüzde ciddi bir devrim yaşandı. Modern dizi kurgusuna vakıf olan Amerikalı yapımcılar, izleyicilerin bilinç ve bilinçaltı düzeyinin bilinmezlerinde raks edebilen diziler çekiyorlar. Bu diziler de bizleri ekran başına çekiyor, akabinde bağımlılık oluşturuyor. Hatta bununla da yetinmiyor bir sonraki haftayı beklemeksizin diziyi internetten indirip izlemeye bizi teşvik ediyor. Bazılarımız hafta sonu oturup 10-15 bölüm izliyorlar, yemeyi içmeyi gözardı ediyorlar.

Farklı bir açıdan konuyu değerlendirecek olursak, bu diziler gerek senaryo gerekse de yapım kalitesi açısından Türk dizileri ile kıyas bile edilemeyeceğinden dizi vizyonuna ciddi bir katma değer de bulunuyorlar. Akabinde dizilerin orjinal dilleri ile yayınlanmasının da Türk halkının (özellikle gençlerin) İngilizce düzeyini yükselttiğini düşünüyorum.

Evet itiraf ediyorum ben de bu dizileri izliyorum :) Hem de hatrı sayılır bir miktarını izlediğimi itiraf edebilirim. Parazırlama ile ilgilenen herkesin de Hollywood'u iyi okuması, dizilere saklanan kodları, dizilerin parazırlama, dağıtım ve lansman stratejilerinin iyi izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Tabi bu söylediklerim bizim dizilerimiz için de geçerli.

Uzun zamandır zevkle takip ettiğim dizilerden biri olan Heroes'un Pazartesi akşamı Amerika'da 2. Sezonunun son bölümü yayınlandı. Henüz 11. bölüm olmasına rağmen sezonu kapatmalarının bir nedeni vardı: Amerikalı senaristlerin grevi.


Stüdyolar ve yapım şirketleriyle bir kez bu anlaşmalar yapıldığında uzun süre yenilenmediğini bilen birlik 31 Ekim’de yenilenmesi gereken anlaşmaların ilerki zamanlarda pişmanlık yaratmaması için şartlarının güçlü ve adil olması gerektiğini düşünüyorlar. Gittikçe taşınabilir hale gelen ve internet, DVD gibi teknolojilerle zaten büyük kitlelere ulaşan eserlerden yazarların da yeterince pay alması gerektiğini savunan birlik üyeleri, yeni antlaşmalar için önerilen ücretleri yeterli bulmuyor.


Mevcut DVD antlaşmalarına göre her 15 Dolar için sadece 4 sent alan Amerikalı senaryo yazarları internetten indirilen ve cep telefonundan izlenen programlar için payın da aynı şekilde haksız olduğu konusunda hem fikir ve bu antlaşmaların şartları yenilenip iyileştirilmediği taktirde greve devam edeceklerini duyurdular.

Mevcut şartlar altındaki kontratların artık yenilenmesi gerektiği konusunda Oyuncular Birliği (Screen Actors Guild) gibi benzer meslek birlikleri ve loncalardan da destek alan Amerika Senaryo Yazarları Birliği her geçen gün yeni bir meslek örgütünü yanına alıyor.
Birlik için son destek de Avrupa Senaryo Yazarları Federasyonu'ndan geldi. Tüm üyelerine ve bağlantılı olduğu birlik ve loncalara bir mektup gönderen federasyon, senaryo yazarlarını antlaşmaya yanaşmayan Sinema ve Televizyon Yapımcıları Derneği ile ortak iş yapmamaya çağırdı.

Şu ana kadar yapımı durdurulan bazı diziler:
  • The unit, Adventures of Old Chistine,
  • The Big Bang Theory,
  • Two and Half men,
  • How I Met Your Mother,
  • Journeyman,
  • Back 2 You,
  • Cane,
  • Till Death,
  • Heroes,
  • Jezebel James,
  • Desperate Housewives,
  • The Office,
  • Grey's Anatomy,
  • Supernatural,
  • House Md,
  • 24,
  • Prison Break.
Ocak gibi başlaması düşünülen bazı diziler de tamamen rafa kaldırılmış. Eğer grev 1988'deki gibi 5 ay (ya da daha fazla) sürerse, Lost'un yeni sezonunun tarihinin de ileri atılması (2008 sonbaharı ya da 2009 kışından bahsediliyor) mümkün gözüküyor. Senaristler neden böyle bir greve gittiklerini aşağıdaki videoda anlatıyorlar.



İşin hülasası şudur ki, grev mrev bizi yormayın kardeşim, kaçırmayın keyfimizi! Evlatlarımızı içinde sadece su kaynayan tencerelerle doyurmaya çalışmayalım. LOST 4. sezonunu, Heroes 3. Sezonu ivedilikle bekliyoruz.

Sevgiler
Yüce Zerey | y=f(yuce)

3 Temmuz 2007 Salı

Türk Usulü LOST (Akşam Gazetesi)



Gösterildiği ülkelerde pek çok kitleyi peşinden sürükleyen, adına stratejiler üretilen, kitaplar yazılan ve büyük beğeni toplayan Lost dizisinin Türkiye’deki fanatikleri, LOSTra adında yepyeni bir oluşum başlattı.

Farklı meslek grubundaki dizi fanları, burada kendi senaryolarını yaratıyor ve yazar kadrosuna katılacak ekip arkadaşları arıyorlar.

Türkiye’de erkeklerin kıraathane, kahve ya da arkadaş evinde toplanıp dizi seyretmeye başlamasına ilk olarak ‘Kurtlar Vadisi’yle tanık olduk. Beyaz yakalı tabir edilen kesimin Digiturk ve CNBC-e dizilerini de unutmamak gerekir.

Son dönemde devam eden ve popülerliğini yitirmeden ilgi odağı olmaya devam edense kuşkusuz Lost. Erkeklerin dizi takipçisi olması pek rastlanır bir şey olmadığından LOSTra projesini hayata geçiren Yüce Zerey ve Mehmet Erkan Aydın’ın her diziyi izlediklerini öğrendiğimizde şaşkınlığımızı gizleyemedik elbette. Onlarla uğruna senaryo yazmaya başladıkları Lost dizisini ve projelerini konuştuk.

Mesleğiniz nedir? LOSTra projesini hayata geçirmek nereden aklınıza geldi?

Yüce Zerey: Dikey Kurumsal adlı şirketin Proje ve Arge Departmanı Müdürü’yüm. Mehmet’le iş arkadaşıyız. yönetim ve pazarlama danışmanlığıyla ilgili projelerde yer alıyoruz. Her ikimiz de okumayı, yazmayı, izlemeyi ve yorumlamayı seviyoruz. Lost’u seyredip üzerinde konuşuyorduk. Acaba biz de Lost için alternatif senaryo yazabilir miyiz diye düşündük. Sonra senaryoyu biz yazmayalım böyle bir hareket başlatalım istedik. Lost’ta Türkler olsaydı, Türk adasında olsaydı neler olurdu diye düşündük. Yazdıkça keyifli olmaya başladı. Biz sahneyi koyalım ve insanlara bırakalım dedik. Lost ile bağlantılı ama onu ti’ye de alacak bir isim seçip LOSTra adını verdik.

Mehmet Erkan Aydın: Ben de İnsan Kaynakları Departmanı’nın yöneticisiyim. İşin kara mizah kısmı var ama ileriye dönük olarak gerçekten neler yapılabileceğini düşündürtmek istiyoruz. Artık Türkler adada mangal mı yakar, çadır mı kurar işte o insanlara bağlı olarak gelişecek.

Peki, bu projenin büyüyeceğine inanıyor musunuz?

Y. Z.: Neden olmasın? Projeye insanları dahil etmek istiyoruz. İleride bu bir dizi haline gelirse kalabalık bir grubun yazmış olduğu bir dizi olsun, katılımcı olan herkesten bir parça bulunsun. Baktığınızda bugün gazeteler bile blog’larını halka açtı. Bunun nedeni insanları projeye dahil edip katılımı artırmak. Bu şekilde içeriği genişletip insanların sahiplenmesini sağlarsınız. Katılımcıyı oyunun içine dahil et ve alanını genişlet mantığı olur. Dizileri artık konaklardan çıkartmak istiyoruz.

M. E. A.: Bizim hep ağa ve mahalle dizilerimiz var. Senaryo mahallenin dışına çıkamıyor ne yazık ki. İnsanlar yabancı dizileri de izliyor. Orijinal bir fikir ortaya koyduğunuz takdirde insanlar ona dahil olur. Bu ortak bir platform olursa Lost kalitesinde orijinal bir senaryo ortaya çıkar diye düşünüyoruz. Düşünce sizi bir yere kadar götürür ama ilk adımı attıktan sonra devamı gelir. Senaryo fikri de böyle gelişti. Bize katılacak kişilerden deneme yazısı isteyeceğiz. Çünkü projenin senaryo kirliliği olmasını istemiyoruz.

İLK BÖLÜM BİZDEN GERİSİ KATILIMCILARDAN

Şu anda senaryo hangi aşamada? İlk bölümleri siz mi kaleme aldınız?

Y. Z.: Bizim uçağımız şu anda havada. Uçağı düşürmeden önce yeteri kadar yazar sayısına ulaşmalıyız. Mistik olaylar bizim senaryomuzda da olacak. Şu anda belli olan karakterler var. Karakterleri tanıtma ve ilk konuşmalar bizim ve tanıdıklarımız tarafından şekillendi. Bundan sonrası aramıza katılacak kişilerce belirlenecek.

M. E. A.: İnsanlardan örnek yazı isteyeceğiz. Bir psikolog arkadaşımız karakter tahlili konusunda yardımcı oluyor. Bilgi işlem, marka pazarlama, insan kaynakları alanında çalışan arkadaşlar var yazar kadrosunda. Karakterleri bire bir eşleştirmedik. Çünkü bize özgün olmasını istedik. Dolayısıyla karakterlerin hepsi aynı olmayacak ama birbirleriyle bağlantıları var.
Lost’un başarısını neye bağlıyorsunuz?

Y. Z.: Lost’un başarısındaki en önemli neden ağızdan ağıza yayılan stratejiyle yürüyor olması. Herkes diziyi birbirine tavsiye ediyor. En büyük gücü bu. Türk halkında bu sistem çok tutuyor. Önce CNBC-e izleyen kitle ile başladı sonra herkesi etkisi altına aldı. Genişleyebilen senaryo yapısına sahip. Her bölümün içerisinde alt dizicikler var. Çünkü her karakterin hikayesi ayrı. Yalnız tek bir karakter üzerinden gitmiyor. Bilgi verip meraklandırıyor. Karakterleri ilişkilendirdiğin için bulmacayı çözmek gibi geliyor. Mistik olaylar, sayılar… Kabala’yı da işin içine soktular. Lost teorileri üretilmeye başlandı. Teori üretirsen çok konuşturursun. Yayılım stratejisi, içerik ve teknik kalitesi, altyapısında komplo teorileriyle bağdaşınca dizinin başarısı kaçınılmaz oldu.

M. E. A.: Dizi sürprizlere açık yapısıyla ilgi topladı. Dünya edebiyatına baktığınızda da klasik eserlerde tek bir karakter yoktur. Birden fazla karakter olduğu için diğerinin hayatına mecbur değilsinizdir. Yapıyı çok karakterli kurduğunuz zaman kalıcılığını da sağlamış olursunuz. İnsanlar senaryonun devamını tahmin ettiklerinde diziyi tüketmiş oluyorlar.

Y. Z.: Bence devrim yaratan dizilerden biri Asmalı Konak’tır. Seymen Ağa ana karakterdi. Ama alt karakterlerin hayatını da inceledi dizi. Ally Mc Beal ile aynı sezon yayınlandı. İnsanlar bir araya gelip her iki dizi için de geceler düzenliyorlardı.

Sizce erkekler daha fazla mı dizi izliyor?

Y. Z.: Türk dizilerinin çoğunu izliyorum. ‘Prison Break’, ‘Heros’ ve ‘24’ü de izliyorum. Bazıları çok kendini tekrar ediyor. Bazılarının derinlemesine içerisine girebiliyorsunuz. Erkekler daha fazla dizi izlemeyi seviyor olabilir. Ama dizi hakkında konuşmayı sevmiyorlar. Çünkü erkekler arasında “ben Binbir Gece’yi izliyorum” demek zayıflık. Ama kadınlar arasında ortak nokta, bir bağlılık oluyor.

M. E. A.: Yoğun iş temposunda dizi izlemeyen biri olarak Lost’u iki haftada 11 bölüm izledim. Ayrıca Lost cinsel içerik olmadan başarıyı yakalayan işlerden biri. Bu da çok önemli. Projeyi takip etmek ve ayrıntılı bilgi için:

http://www.lostra.org

EKİN TÜRKANTOS - Akşam Gazetesi
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=80181,12&tarih=11.06.2007