LOST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LOST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2009 Pazar

LOST Way Of Marketing

Yeni sezonunun sabırsızlıkla beklendiği bu günlerde LOST dizisinin pazarlama dehasını çok güzel bir şekilde bizlere aktaran, sevgili öğrencilerim Tuğçe Esener, Esra Toğlukdemir ve Bahar Taşkın'ın Bilgi MBA programlarındaki Business 2.0 için hazırladıkları sunum...

Lost way of Marketing
View SlideShare presentation or Upload your own. (tags: mba adschool)
Ellerinize sağlık :)

26 Ağustos 2008 Salı

LOST Oyuncakları: Herkes Kendi Adasını Kursun

LOST fenomeni oyuncak firmalarının gündemine de sirayet etti. Medicom Toy Co , Lost Kubricks serisini piyasaya sürdü. Lost Kubricks serisinde Jack, Kate, Sawyer, Sayid, Hurley, Locke, Charlie, Desmond ve Ben'in 2.4-inch'lik oyuncakları yer alıyor. LOST koleksiyonerleri için özel ürünler düşünülmüş. Kendi adanızı kendi Dharma Initiative'nizi kurabiliyorsunuz. Daha önce de LOST dizisinin pazarlama zekasına (1, 2, 3,) değinmiştik. Artık günümüzda her bir digital platformu, her disiplini ayrı ayrı düşünme devrinin geçtiğinin farkında olmamız gerek. Hangi platformun, hangi platformla, hangi disiplinin hangi disiplin ile nasıl sinerji yakalayabileceğini farkedenler, öncü olacaklardır. Kurtlar Vadisi'nden de böyle bir set bekiyorum.

Kaynak: ToyCyte

Ben

Charlie

Hurley

Jack

Kate

Locke

Sawyer

Sayid

3 Nisan 2008 Perşembe

LOST Oyunu


LOST dizisinin farkındalığı ve pazarlama uygulamaları üzerine konuşmaya devam ediyoruz.
Ocak ayında 4. Sezonun başlamasıyla birlikte LOST'un Oyunu raflarda hızla yerini almaya başladı. PC, PS3, ve Xbox 360 gibi farklı platformlar için Ubisoft tarafından tasarlanmış, oyun büyük ilgi görüyor.



Oyunda, ismi bilinmeyen bir karakter olarak yer alıyorsunuz. Oceanic 815'in enkazından çıkan yolculardan birisiniz ve uçağın düştüğü esnada hafızanızı yitirmişsiniz.

Gizemli adamızda dolaştıkça kim olduğunuza dair flashbackler deneyimliyorsunuz kendinizi keşfe başlıyorsunuz. Aynı anda, ilk 3 sezonda yer alan LOST karakterleri ile de etkileşim içerisindesiniz.


Adanın hemen hemen her lokasyonunda faaliyet halindesiniz. Plajdasınız, ambarlara gidiyorsunuz, 108 dakikada bir dünyanın kurtarılması gereken bilgisayarda kafa ayarı yapıyorsunuz, Siyah Kaya'yı keşfedebiliyorsunuz vs.

Arada bir de Kara Duman tarafından taciz ediliyorsunuz.

Oyun incelendiğinde ilk intiba olarak çok net, kolay anlaşılabilen bir oyun olmadığı gözleniyor. Ancak dizinin de arka planında yatan merak ve keşfetme güdüsü başarılı bir şekilde oyun içerisine yedirilmiş.

Dizinin gerçek mana da başarılı olabilmesi, algı tazeleğini sürekli koruyabilmesi için, arka plandaki destekleyici algı uygulamalarına da yeterince önem vermek gerekiyor.

1 Nisan 2008 Salı

LOST: Viral Pazarlama Kampanyası (Devam)


Herkes tarafından beğeniyle izlenen LOST dizisinin pazarlama zekasına daha öncede Lost Viral Pazarlama Kampanyası yazımızda değinmiştik.

LOST'un pazarlama stratejilerini belirleyenler, 4. Sezon için başarılı bir viral pazarlama kampanyası sürdürmeye devam ediyorlar. 4. Sezonda LOST'un güncel populerliğini korumak adına başarılı viral kampanyalar yapıyorlar.


Portekiz'in Lizbon kentinde 4. Sezon başlarken, gökten LOST dizisindeki gibi Dharma sandıkları düşmeye başlamış.

Adanın gizemini gerçek hayatımızın içerisine fiziksel olarak da taşıyarak, bizleri dizi içerisinde LOST olmamızı sağlayanlar, gerçek hayatta da bizi LOST olarak algılıyorlar ve bunu destekleyen uygulamalar gerçekleştiriyorlar.

15 Mart 2008 Cumartesi

LOST: Viral Pazarlama Kampanyası


Herkes tarafından beğeniyle izlenen LOST dizisi, senaryo başarısının yanında gerçekten çok başarılı bir pazarlama zekasına sahip.

LOST'un pazarlama stratejilerini belirleyenler, 4. Sezon için başarılı bir viral pazarlama kampanyası sürdürüyor. Pazarlama iletişimi seçimlerinde genellikle viral pazarlamayı tercih eden ekibin son kampanyası kapsamında dünyanın farklı şehirlerinde (daha çok Lost oyuncuları ile ilgisi olan şehirlerde) billboardlarla 4. sezonun temasını ve interaktif pazarlama uygulaması olarak düşen uçağın sırrını keşfetmemiz için hazırlamış oldukları siteyi anlatıyorlar.


Kampanya billboardlarının yer aldığı şehirler aşağıdaki gibidir:

  • Los Angeles, CA
  • Tustin, CA
  • Ames, IA
  • Miami, FL
  • New York, NY
  • Portland, OR
  • Knoxville, TN
  • Seoul, South Korea
  • Sydney, Australia

Kampanya, 4.Sezonun ana teması olan adadan kimlerin nasıl kurtulduğu üzerine kurgulanmış. Oceanic Airlines'ın reklamları üzerinde find815.com yazıları hemen ilgimizi çekiyor. Zaten ilgilimizi çeksin, konuşalım, bloglarda yazalım, sağda solda anlatalım diye yapmışlar.


Find815.com'a gelince, bizim merak güdülerimizin, keşfetme güdülerimizin üzerine kurgulanmış başarılı bir interaktif site. Sitede Oceanic 815 uçağını aramaya koyuluyorsunuz, aslında uçaktan ziyade ciddi bir cevap arayışındasınız. Oceanic 815 uçağı hakkında ne bir iz var, ne kurtulan var ne de bir neden var! İşte bu tetikleyici havuç ile bu başarılı interaktif site içerisinde bizleri Alice Harikalar Diyarında gibi dolaştırıyorlar.


LOST bütünleşik pazarlama iletişimini başarı ile kullanan bir dizi. Darısı bizim dizilerimizin başına...

17 Şubat 2008 Pazar

Lost ilk 3 Sezonun 8 Dakikalık Özeti

Lost, 4. sezonunda da heyecan düzeyini en üst seviyede tutmaya devam ederken, yapımcılar ilk 3 sezonun güzel bir şekilde derlenmiş özetini yayınladılar.




Geçtiğimiz Perşembe yayınlanan sezonun 3. bölümü yine bizleri allak bullak etti. 4. Sezona hiç başlamışlar için bu özet video iyi bir hatırlama vesilesi olabilir.

Yüce Zerey | y=f(yuce)

www.yucezerey.com

3 Temmuz 2007 Salı

Türk Usulü LOST (Akşam Gazetesi)



Gösterildiği ülkelerde pek çok kitleyi peşinden sürükleyen, adına stratejiler üretilen, kitaplar yazılan ve büyük beğeni toplayan Lost dizisinin Türkiye’deki fanatikleri, LOSTra adında yepyeni bir oluşum başlattı.

Farklı meslek grubundaki dizi fanları, burada kendi senaryolarını yaratıyor ve yazar kadrosuna katılacak ekip arkadaşları arıyorlar.

Türkiye’de erkeklerin kıraathane, kahve ya da arkadaş evinde toplanıp dizi seyretmeye başlamasına ilk olarak ‘Kurtlar Vadisi’yle tanık olduk. Beyaz yakalı tabir edilen kesimin Digiturk ve CNBC-e dizilerini de unutmamak gerekir.

Son dönemde devam eden ve popülerliğini yitirmeden ilgi odağı olmaya devam edense kuşkusuz Lost. Erkeklerin dizi takipçisi olması pek rastlanır bir şey olmadığından LOSTra projesini hayata geçiren Yüce Zerey ve Mehmet Erkan Aydın’ın her diziyi izlediklerini öğrendiğimizde şaşkınlığımızı gizleyemedik elbette. Onlarla uğruna senaryo yazmaya başladıkları Lost dizisini ve projelerini konuştuk.

Mesleğiniz nedir? LOSTra projesini hayata geçirmek nereden aklınıza geldi?

Yüce Zerey: Dikey Kurumsal adlı şirketin Proje ve Arge Departmanı Müdürü’yüm. Mehmet’le iş arkadaşıyız. yönetim ve pazarlama danışmanlığıyla ilgili projelerde yer alıyoruz. Her ikimiz de okumayı, yazmayı, izlemeyi ve yorumlamayı seviyoruz. Lost’u seyredip üzerinde konuşuyorduk. Acaba biz de Lost için alternatif senaryo yazabilir miyiz diye düşündük. Sonra senaryoyu biz yazmayalım böyle bir hareket başlatalım istedik. Lost’ta Türkler olsaydı, Türk adasında olsaydı neler olurdu diye düşündük. Yazdıkça keyifli olmaya başladı. Biz sahneyi koyalım ve insanlara bırakalım dedik. Lost ile bağlantılı ama onu ti’ye de alacak bir isim seçip LOSTra adını verdik.

Mehmet Erkan Aydın: Ben de İnsan Kaynakları Departmanı’nın yöneticisiyim. İşin kara mizah kısmı var ama ileriye dönük olarak gerçekten neler yapılabileceğini düşündürtmek istiyoruz. Artık Türkler adada mangal mı yakar, çadır mı kurar işte o insanlara bağlı olarak gelişecek.

Peki, bu projenin büyüyeceğine inanıyor musunuz?

Y. Z.: Neden olmasın? Projeye insanları dahil etmek istiyoruz. İleride bu bir dizi haline gelirse kalabalık bir grubun yazmış olduğu bir dizi olsun, katılımcı olan herkesten bir parça bulunsun. Baktığınızda bugün gazeteler bile blog’larını halka açtı. Bunun nedeni insanları projeye dahil edip katılımı artırmak. Bu şekilde içeriği genişletip insanların sahiplenmesini sağlarsınız. Katılımcıyı oyunun içine dahil et ve alanını genişlet mantığı olur. Dizileri artık konaklardan çıkartmak istiyoruz.

M. E. A.: Bizim hep ağa ve mahalle dizilerimiz var. Senaryo mahallenin dışına çıkamıyor ne yazık ki. İnsanlar yabancı dizileri de izliyor. Orijinal bir fikir ortaya koyduğunuz takdirde insanlar ona dahil olur. Bu ortak bir platform olursa Lost kalitesinde orijinal bir senaryo ortaya çıkar diye düşünüyoruz. Düşünce sizi bir yere kadar götürür ama ilk adımı attıktan sonra devamı gelir. Senaryo fikri de böyle gelişti. Bize katılacak kişilerden deneme yazısı isteyeceğiz. Çünkü projenin senaryo kirliliği olmasını istemiyoruz.

İLK BÖLÜM BİZDEN GERİSİ KATILIMCILARDAN

Şu anda senaryo hangi aşamada? İlk bölümleri siz mi kaleme aldınız?

Y. Z.: Bizim uçağımız şu anda havada. Uçağı düşürmeden önce yeteri kadar yazar sayısına ulaşmalıyız. Mistik olaylar bizim senaryomuzda da olacak. Şu anda belli olan karakterler var. Karakterleri tanıtma ve ilk konuşmalar bizim ve tanıdıklarımız tarafından şekillendi. Bundan sonrası aramıza katılacak kişilerce belirlenecek.

M. E. A.: İnsanlardan örnek yazı isteyeceğiz. Bir psikolog arkadaşımız karakter tahlili konusunda yardımcı oluyor. Bilgi işlem, marka pazarlama, insan kaynakları alanında çalışan arkadaşlar var yazar kadrosunda. Karakterleri bire bir eşleştirmedik. Çünkü bize özgün olmasını istedik. Dolayısıyla karakterlerin hepsi aynı olmayacak ama birbirleriyle bağlantıları var.
Lost’un başarısını neye bağlıyorsunuz?

Y. Z.: Lost’un başarısındaki en önemli neden ağızdan ağıza yayılan stratejiyle yürüyor olması. Herkes diziyi birbirine tavsiye ediyor. En büyük gücü bu. Türk halkında bu sistem çok tutuyor. Önce CNBC-e izleyen kitle ile başladı sonra herkesi etkisi altına aldı. Genişleyebilen senaryo yapısına sahip. Her bölümün içerisinde alt dizicikler var. Çünkü her karakterin hikayesi ayrı. Yalnız tek bir karakter üzerinden gitmiyor. Bilgi verip meraklandırıyor. Karakterleri ilişkilendirdiğin için bulmacayı çözmek gibi geliyor. Mistik olaylar, sayılar… Kabala’yı da işin içine soktular. Lost teorileri üretilmeye başlandı. Teori üretirsen çok konuşturursun. Yayılım stratejisi, içerik ve teknik kalitesi, altyapısında komplo teorileriyle bağdaşınca dizinin başarısı kaçınılmaz oldu.

M. E. A.: Dizi sürprizlere açık yapısıyla ilgi topladı. Dünya edebiyatına baktığınızda da klasik eserlerde tek bir karakter yoktur. Birden fazla karakter olduğu için diğerinin hayatına mecbur değilsinizdir. Yapıyı çok karakterli kurduğunuz zaman kalıcılığını da sağlamış olursunuz. İnsanlar senaryonun devamını tahmin ettiklerinde diziyi tüketmiş oluyorlar.

Y. Z.: Bence devrim yaratan dizilerden biri Asmalı Konak’tır. Seymen Ağa ana karakterdi. Ama alt karakterlerin hayatını da inceledi dizi. Ally Mc Beal ile aynı sezon yayınlandı. İnsanlar bir araya gelip her iki dizi için de geceler düzenliyorlardı.

Sizce erkekler daha fazla mı dizi izliyor?

Y. Z.: Türk dizilerinin çoğunu izliyorum. ‘Prison Break’, ‘Heros’ ve ‘24’ü de izliyorum. Bazıları çok kendini tekrar ediyor. Bazılarının derinlemesine içerisine girebiliyorsunuz. Erkekler daha fazla dizi izlemeyi seviyor olabilir. Ama dizi hakkında konuşmayı sevmiyorlar. Çünkü erkekler arasında “ben Binbir Gece’yi izliyorum” demek zayıflık. Ama kadınlar arasında ortak nokta, bir bağlılık oluyor.

M. E. A.: Yoğun iş temposunda dizi izlemeyen biri olarak Lost’u iki haftada 11 bölüm izledim. Ayrıca Lost cinsel içerik olmadan başarıyı yakalayan işlerden biri. Bu da çok önemli. Projeyi takip etmek ve ayrıntılı bilgi için:

http://www.lostra.org

EKİN TÜRKANTOS - Akşam Gazetesi
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=80181,12&tarih=11.06.2007