4 Aralık 2007 Salı

Facebook Ortamında Finansbank IMKB Sanal Portföy Yarışmaları

Facebook Türkiye'yi firmalarımız yavaş yavaş keşfetmeye devam ediyor.

Finansbank'ın sponsorluğunda gerçekleştirilecek Facebook'un ilk Ödüllü İMKB Sanal Portföy Yarışması 3 Aralık 2007 tarihinde başlamıştır.

Bu yarışmada hem arkadaşlarınız hem de tüm Facebook üyeleriyle yarışarak dönem sonunda verilecek

Toshiba A210-15J Notebook

Sony Ericcson P1

iPOD Nano 8GB

ödüllerinden birini kazanabilirsiniz.

Temel Kurallar

Yarışmanın başında 100,000 YTL değerinde sanal paraya sahip olacaksınız.

Buna ek olarak yarışmaya davetiniz üzerine katılan her arkadaşınız için 1,000 YTL ek sanal para kazanacaksınız. (Bu şekilde en fazla 10,000 YTL elde edebilirsiniz.)

Amacınız 31 Aralık seans bitimi itibariyle portföyünüzü maksimum değere ulaştırmaktır.

Hisse alım-satım emirleriniz seans saatleri içerisinde ise 3 dakika içerisinde, seans saatleri dışında ise bir sonraki seans başlangıcında işleme alınacaktır.

İyi Şanslar

Yüce Zerey | y=f(yuce)

3 Aralık 2007 Pazartesi

Marka Alemlerinde İsim Babalığı



İsim çok şey anlatıyor, farklı ülkeler ve farklı diller, kültü zenginlik anlamına geliyor. Yerel markalarda isim konusunda çok fazla sorun yaşanmazken, dünya markası olmayı hedefleyen markaların isim seçerken oldukça dikkatli olmaları gerekiyor. Prof. Selime Sezgin, Türkiye'de marka islerinin kültürle bağlantılı olduğunu, ancak pazarda daha tarafsız isimlerle bulunmak gerektiğini belirtiyor ve "Bu nedenle, Japonlar kendi dillerinde zor söylenen isimleri değiştirip Panasonic ve Fuji gibi isimler seçtiler" diye konuşuyor.

Steve Rivkin de marka isimlerinin bir ürün ya da hizmetten çok daha fazlasını sembolize ettiğine dikkat çekiyor. "Uzaktaki bir turist için tanıdık bir marka ona evini hatırlatabilir, yabancı bir tüketici için statü ya da prestiji çağrıştırabilir. Yabancı bir işadamı için kar, yabancı bir çalışan için ise bir işi temsil edebilir. ABD'nin ya da diğer büyük Batı ülkelerinin jeopolitik düşmanları ya da entelektüel aydınları için bu isimler küreselleşme ya da emperyalizm örneği oluşturabilir" diyor.

Marka isimleri konusundaki iki farklı görüşe dikkat çekiyor. Bunlardan birincisi marka isminin en önemli unsur olduğunu, ürünün markalaşma sürecinde belirleyici bir rolü olduğunu savunuyor. Diğer görüş ise Coca-Cola, Pepsi, Google, Starbucks ve Yahoo gibi büyük markaların isimlerinin, markanın karakteri hakkında hiçbir ipucu vermediğini, tüm anlamı marka kişiliğinin yarattığını iddia ediyor.


Sık kullanılan harfler farklı diller ve kültürler marka ve şirket isimlerinin ilk harfleri üzerinde de etkili oluyor. Steve Rivkin ABD'deki şirket ve marka isimleri üzerine yaptığı bir araştırmada son derece ilginç sonuçlara ulaşmış. Bu araştırmaya göre, ABD'de marka isimlerinin çoğu C ve S harfleriyle başlıyor. Şirket isimlerinde ise C ve S harflerinin yanında A da tercih ediliyor.
Türkiye'de ise marka isimlerinin çoğu S-Ş, T ve A harfleriyle başlarken, şirketler isimlerinin ilk harfleri olarak A ve B'yi tercih ediyor. Elbette burada en önemli etkenler dildeki kelimelerin kullanım sıklığı, bu kelimelerin kolay telaffuz edilebilir ve akılda kalıcı olmaları. ABD'de marka isimlerinde I, W, J, Z, Q, U, X ve Y, şirket isimlerinde de yine Q, X, Y ve Z en az tercih edilen harfler. Türkiye'de marka isimlerinde J, U-Ü ve Z, şirket isimlerinde de F, L, R, V ve Z çok rağbet görmüyor.

Türkçe'deki Ç, Ü, Ğ gibi harflerin pek çok dilde yer almadığı, "O dilde fonetik olarak hangi harf kelime başında en fazla kullanılıyorsa marka ve şirket isimlerinde de o kadar çok tercih ediliyor", Türkçe'de olmayan X, W, Q harfleri ile başlayan yabancı marka isimlerinin zor hatırlandığını belirtiliyor.

İsim seçerken dikkat! Batı dillerinden farklı bir yapıya sahip olması nedeniyle Türkçe marka ve şirket ismi seçerken daha dikkatli olmayı zorunlu kılıyor. Özellikle dünyada marka olmak isteyen şirketlerin markalarını isimlendirirken her durumda hecelenmesi, telaffuz edilmesi ve yazılması kolay isimleri seçmeleri gerekiyor.


"İçinde Ç, Ö, İ, Ş, Ü, G, H, V ve C harf isimlerin yazılması ve okunmasın da sorun çıkacaktır. Ayrıca marka isminin kısa olması da hatırlanabildiği açısından önemli bir avantaj sağlar" Marka isminin markanın sağlayacağı yararı tanımlaması gerekir. "Marka ismi başka bir konsept ya da kelime gibi görünerek bir çağrışım yapmalıdır." Nissan'ın Pathfinder (Yolunu Bulan) marka arazi aracının marka isminin o aracın zor yollarda bile işini yaptığının, yolunu bulduğunu çağrıştırıyor.


Ayrıca özgün ve ayrım yaratabilen isimlerin seçilmesi de markaya katma değer sağlayabiliyor. Tek, bunun bir isim uydurarak sağlanabileceğini, Exxon ya da Apple gibi, ürünle hiç ilgisi olmayan bir marka ismi de bulunabilir. Böyle orijinal markanın isimlerinin markanın bir benzerinin bulunmadığı verdiğini belirtiyor.
Tüketici Markanın Çıktığı Ülkeyi Bilmiyor

STEVE RIVKIN / RIVKIN&ASSOCIATES

Tüketiciler genellikle ürünlerin ulusal kökenlerini karıştırıyorlar, Wirthlin Worldwide 2003'ün nisan ayı başında bin Amerikah'dan marka isimlerini ait oldukları ülkelerle eşleştirmesini istedi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 80'i Perrier'in, yüzde 62'si de Christian Dior'un Fransız olduğunu biliyordu. Yaklaşık yüzde 87'si Volkswagen'in, yüzde 76'sı da Mercedes Benz'in Alman olduğunu bildi.

Bunlar önemli tanınırlık oranları, Ama sadece yüzde 49'u Moosehead marka biranın, yüzde 25'i de Molson'un Kanadalı olduğunu düşünüyordu. Bira üreticisi Labatt'in Kanadalı olduğunu sadece yüzde 24'ü bildi. Yüzde 37'si Fransız olduğunu zannediyordu, Bombardier'in Kanadalı olduğunu yüzde 12'si bildi, Yüzde 15'i ABD, yüzde 14'ü de Fransız markası olduğunu düşünüyordu.

Küreselleşme, içinde karmaşık konular barındırıyor, Taraftarları ve karşıtları ateşli tartışmalara giriyor ve bazen otomobillere ve mağazalara zarar veriyor, Yine de insanlar kendi ülkeleri dışında üretilen, özellikle yabancı ülkelerden olan ürünleri almak istediklerinde onları tanımlayacak marka isimleri ve logolar olmasını, ayrıca onlara ulaşabilmek için iyi bir iletişim ve ulaşım sistemi olmasını istiyorlar. Küreselleşme karşıtları, bazı açılardan, pazarlamacıların da kendileriyle aynı safta olduğunu öğrenince şaşırabilirler.


TÜRKİYEDE MARKALAR

MARKA İSİMLERİ
ŞİRKET İSİMLERİ

1

S-Ş,T

A

2

A,B

B

3

C-Ç

S-Ş

4

M

K

5

P

D

6

D,K

E

7

E

M,O-Ö

8

H,O-Ö

T,P

9

F

C-Ç,G

10

G,V

I-İ

11

L

H

12

R

Y,N,U-Ü

13

N,U-Ü,Z

F

14

J


L,R,V,Z



Harflerin Kullanım Analizi

EN AZ X VE Y KULLANILIYOR. Her ne kadar sözlükte en çok S harfiyle başlayan kelime olsa da marka ve şirket isimlerinde S ikinci sırada yer alıyor, L ile başlayan kelimeler, marka ve şirket isimleri her üç kategoride de sekizinci sırada yer ahyor.X ve Y ile başlayanlar da üç kategorinin sonuncusu. P ile başlayan kelimeler sözlük sıralamasında ikinci olmasına rağmen şirket isimlerinde beş, marka isimlerinde ise altıncı sırada.

C VE A EN POPÜLER HARFLER. C harfi şirket ve marka isimlerinde ilk sırada yer alıyor, A harfi şirket isimlerinde ilk sırada ancak marka isimlerinde dördüncü, sözlükte ise altıncı sırada. Eğer bu verilerden bir ders çıkarılabilirse şöyle denebilir; ters düşünen insanlar marka isimlerinin ilk harfi olarak J, K, X, Y ve Z'yi seçebilin

A HARFİNİN HAVASI FARKLI. Tarih boyunca alfabenin ilk harfi A olmuştur, Muhtemelen de bu nedenle en yüksek notu ya da değeri temsil eder. İngilizce'de A harfi çok ender arka arkaya gelir ve bu da sadece başka dilden gelen kelimelerde olur, A harfi marka ismine yabancı, egzotik, romantik ve feminen bir hava verir.

O EN ROMANTİK HARF. O harfi genellikle İtalyanca ve İspanyolca gibi romantik dillerden olan kelimelerin (amigo, bambino) sonuna eklenir. Kökü Latin ve Yunan dillerine dayanır, Sadece kelimelerde değil kültürel sembollerde de kendisini gösterir, Ayrıca konçerto ya da allegro gibi müzik terimlerinin de sonunda yer alır. Şaşırma ya da rahatlama, mutlu olma tepkilerinde de kullanılır (Ooooool, Oh!) O harfi 19'uncu yüzyıldan bu yana marka isimlerinde çok popüler, Hatta bazen aynı marka isminde birden fazla yer alabiliyor (Bronco, Omo, Polo, Volvo, Yo-Yo),

X'İN GÖRÜNÜRLÜĞÜ FAZLA. Kullanım sıklığı anlamında değil de görünürlük anlamında O harfini X harfi izler, İngilizcideki "ex-" kalıbı yerine kullanılır. Genellikle Yunanca kökenli kelimelerin başında, Latince kelimelerin ise sonunda yer alır, bilinmeyen bir değeri temsil eder, Yanlış verilmiş bir cevabı belirtir, Çarpma işleminin işaretidir, Genetik biliminde X kromozomları erkeği temsil eder, Roma rakamlarında 10 yerine kullanılır, Pazarlamadaki en önemli kullanımı ise televizyon reklamlarında belirli bir markanın X markası ile karşılaştırılması sırasında olur.

Capital, Temmnuz 2004
Yüce Zerey | y=f(yuce)

Parazırlama Karikatürleri: Cilalama

29 Kasım 2007 Perşembe

Facebook Türkiye'de İlk Marka Uygulaması

Facebook Türkiye'de ilk marka uygulaması Fortis Türkiye Kupası heyecanı yeşil sahalardan sonra sanal ortamda da devam ediyor. Fortis Türkiye Kupası Tahmin Oyunu ile futbolun neşesi ve eğlencesi Facebook'a taşınıyor.

Günden güne artan kullanıcı sayısı ile son dönemin en popüler sanal buluşma ortamlarından biri olan Facebook'ta, Türkiye'nin ilk marka uygulamasını Fortis yaptı. Facebook için özel olarak geliştirilen Fortis Türkiye Kupası Tahmin Oyunu’na, ilk üç günde 4.500'ün üzerinde kullanıcı katıldı.

Facebook'ta grup maçlarının hemen öncesinde hayata geçirilen uygulama ile, kullanıcılar fikstüre uygun olarak maçlar için skor tahmin yapabiliyor. Buna göre her maç haftası sonunda skor tahminlerini en iyi yapanlar sıralanacak.

Türkiye’nin interaktif teknoloji ve pazarlama sektörünün lider oyuncusu MagiClick Digital Solutions tarafından Fortis için gerçekleştirilen uygulama, Facebook'ta Türkiye'de bir marka tarafından yapılan ilk uygulama olma özelliğini taşıyor.
(Mediacat )
Uygulamayı incelemek için: http://apps.facebook.com/fortistk/

27 Kasım 2007 Salı

Internetin Kıyameti

Her zaman her yerde video çekip, dizileri televizyondan hemen kaydedip, youtube ortamına yüklersek; sabahtan akşama kadar anlamlı sayıda dizileri ve filmleri paylaşım programlarına yükler veya programlardan indirirsek olacağı buydu...

Nemertes araştırma şirketinin raporuna göre internet altyapısı 2010 yılında tamamen çökecek. Çöküşe neden olarak ise internet üzerinde giderek yaygınlaşan değiş tokuş (Peer to Peer) sitelerinin sayısında yaşanan patlama gösteriliyor.

İncelemeye göre, dünya üzerinde milyonlarca bilgisayar 365 gün 24 saat sürekli müzik, film ve video gibi büyük ölçekli dosyalar indiriyor. Bu da internet trafiği üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Araştırmalar, sanal dünyada dolaşan verilerin yüzde 25'inin paylaşım siteleri tarafından gerçekleştirildiğine işaret ediyor.

YouTube'un bu yolla daha şimdiden küresel internet kapasitesinin yüzde 10'unu kullandığı belirtiliyor. Uzmanlar internet servis sağlayıcılarının kullanıcılarına daha ucuza ve daha yüksek hızda internet servisi sağlamalarının, bu trendin daha da yaygın hale gelmesine neden olduğunu belirtiyor.

İnternet altyapısının artan trafiği kaldırabilmesi için 130 milyar dolarlık yatırımın yapılması gerektiği belirtiliyor. Bu yatırımların 60 milyar dolarlık kısmının acil olarak, internet trafiğinin büyük oranda idare edildiği ABD internet altyapısında gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Camscore'un araştırmasına göre, artan paylaşım siteleriyle özellikle ABD'li kullanıcıların video indirim miktarı hızla artıyor. Araştırmada ABD'li internet kullanıcılarının yüzde 75'inin ayda ortalama 160 dakika video indirmek için internette kaldığı belirtiliyor.

Aylık indirilen video miktarının ise 8.5 milyar adedi geride bıraktığı vurgulanıyor. Uzmanlar dünyada indirilen toplam video miktarının ise 12 milyar adedi geçtiğini ifade ediyor.

Ancak internet ile ilgili kötü haberler yalnız bununla da sınırlı değil. Gelen bilgilere 130 milyar dolar olarak öngörülen altyapı yatırımlarının mevcut talebin artışını karşılamaya yönelik olduğu belirtiliyor. Gelecekte çok daha güçlü altyapı gerektiren kullanımların devreye girmesi halinde bugün yapılması planlanan 130 milyar dolarlık yatırımların da yetersiz kalacağı ifade ediliyor.

Tabiki bu haber bizim bir kulağımızdan gireceeeek diğerinden çıkacak...

y=f(yuce) | Yüce Zerey

Herşey Dahil! Facebook Dosyası


26 Kasım 2007 Pazartesi

İletişebilmek için Son Çırpınışlar: Zero Email Friday


İnsanların yaşamında ciddi değişiklikler gerçekleştiren en önemli icatların başında gelen internet sayesinde gerçek ile gerçek dışı arasında gidip gelen araf bir nesil olduk.

Hayatta karşılaştıklarımızın, yaptıklarımızın hangileri sanal, hangileri reel aleme ait bilemiyoruz. Sanal alemde arkadaşlık ediniyoruz, iletişim kuruyoruz, ama bunun reel olarak insan ilişkilerini oluşturma, sürdürme, ve geliştirme sürecinde temel teşkil ettiği sanallığına kapılıyoruz.

Yaptıklarımız sanal ve suni iken, düşüncelerimiz gayet reel.

Bize bu kültürü pompalıyan Amerika da bu sunilikten ciddi bir şekilde rahatsız olmuş olacak ki, Cuma günleri Silikon vadisinde İnternet İletişimi Orucu tutuluyor. Silikon vadisinin birçok çalışanı , Cuma günleri e-mail, MSN vb. internet iletişimini kullanmıyor.

Amerika da internet üzerinden haberleşmenin, insani ilişkileri erozyona uğrattığını savunmaya başladı ve "e-mailsiz Cuma" geleneğini başlattılar.

Hızla yayılan bu gelenekle birlikte, özellikle bilgisayar ve teknoloji firmalarının yoğunlaştığı Silikon Vadisi'nde her geçen hafta daha fazla şirket çalışanı, Cuma günleri e-mail, MSN vb. internet iletişimini kullanmıyor.

Intel firmasının 150 çip mühendisinin ortaklaşa başlattığı "Zero E-mail Friday (Sıfır e-mail Cuması)" geleneğinde, Cuma günleri tüm görüşmeler, telefonla ya da yüz yüze yapılıyor.

US Celluar şirketi ile Georgia eyaletindeki PBD şirketi de, Cuma günleri şirket içi görüşmelerin telefonla ya da yüz yüze yapılmasını istiyor.

"E-mailsiz Cuma" geleneğini başlatan PBD Yönetim Kurulu Başkanı Scott Dockter, "Aynı ofiste çalışıp da hiç konuşmayan insanlara hayret ediyorum." diye konuşuyor. Dockter, yüz yüze ya da telefonla görüşmenin daha sağlıklı iletişime ve fikir paylaşımına imkan verdiğine dikkat çekiyor.

Bilgisayar teknolojisi alanında internet blogları ile dikkat çeken Jeff Nolan, Michael Arrington, Vanessa Fox gibi birçok isim ise, Cuma günleri aldıkları tüm e-mailleri okumadan siliyor.

İnternet iletişimi konusunda araştırmalar yapan IDC firmasının verilerine göre dünya üzerinde her gün 39,7 milyar e-mail gönderiliyor. Ayrıca her gün 17,1 milyar otomatik abone uyarı e-maili ve 40,5 milyar da "spam" adı verilen çöp e-mail, internet kullanıcılarının elektronik posta kutularına düşüyor.

IDC verilerine göre "beyaz yakalı" olarak adlandırılan ofis işçileri, kişi başı günde ortalama 140 e-mail alıyor. Günlük e-mail yükü altında bulunan çok sayıda kişi, Cuma günü geleneğine katılarak, "e-mail iflası" ilan ediyor.

E-mail iflası, kişinin posta kutusundaki tüm birikmiş e-mailleri silerek yeni bir başlangıç yapmasını ifade etmek için kullanılan bir terim.
Adres kutusundaki tüm isimlere 3 hafta önce iflas ilanını gönderen internet sitesi tasarımcısı Edward O'Connor, "Çoğu zaman nerden başlayacağımı bile bilmiyorum. Hepsine cevap vermem gereken 750 e-mail vardı ve bunun altından kalkmam mümkün değildi." diye anlatıyor tecrübesini.

E-MAİL İLETİŞİMİNİN DE KÜLTÜRÜ VAR

İnternet iletişimi araştırma şirketi IDC birim şefi Marsha Egan, işi başından aşkın e-mail kullanıcılarının bile, biraz dikkatle, adres kutularını kontrol altında ve temiz tutabileceklerini kaydediyor. Egan'ın verdiği bazı ipuçları şöyle;

- Hoşlanmadığınız işlerden kaçınmak için e-maillerinizle meşgul olmayın.

- Sıklıkla adres kutunuzu kontrol etmeyin.

Egan, her e-mail okumadan sonra yeniden işe konsantre olmanın asgari 4 dakika sürdüğüne dikkat çekiyor.

Cuma günleri e-mail iletişimini yasaklayan şirketlerden US Celluar şirketi baş operatörü Jay Ellison, 7 bin çalışanlarının her birinin günde ortalama 1,5 saatini e-mail adres kutularından geçirdiklerini kaydederek, "Cuma günleri, müşterilerimizin ya da işleriyle ilgili sorunları çözmek için ekstradan 1,5 saatleri daha oluyor" şeklinde anlatıyor bu yaklaşımı.

Ne diyelim darısı bizim gibi facebook ortamlarında saatlerini harcayan milletin başına...

y=f(yuce) | Yüce Zerey